28 Eylül 2009 Pazartesi

EREN'DEN İNCİLER....

Eğitim setimizin ilk saysının ilk sayfasında bizden istenen sınıfımızda gördüklerimizi resm etmemizdi.Eren'de iki dolap ve benim resmimi yapmış çalışma sayfasına.Bana gösterdi. ''Çok güzel olmuş''diyerek yüreklendirdim.Fakat beni çizdiği resmin gözleri yoktu. Bana dönerek ''öğretmenim eğil bakayım gözlerin ne renk dedi.Eğildim baktı.''Hıııı kahverengiymiş'' dedi. Gördüğünüz gibi resminede kahve rengi gözler yaptı:)





BUGÜN EĞİTİM SETİMİZİN İLK SAYISINA BAŞLADIK

Öğrencilerim heyecanla yaptı bu çalışmayı. Okullu çocuklar oldular ya o bakımdan.Yani artık onlarda ders yapacak, ödevleri olacak.Tıpkı abiler, ablalar gibi:)




Biz balonlarımla sayfaları açmaya çalışırken, Yusuf sayfayı okuyup ne istediğini öğrenmiş ve bizden bir kaç sayfa ileriye kadar kendisi yapmıştı:)


Boya kalemlerini özellikle toplu halde verdim ki, paylaşmayı öğrensinler, sıralarını beklesinler.Örneğin tüm öğrencilere kırmızı boya kalemi gerekli olduğundan Berre'ye kalmamıştı.Daha doğrusu o kadar boyanın içerisinden Berre kırmızıyı bulamamıştı.Bunun üzerine Ahmet Selim ''öğretmenim benimki bitmek üzere ben arkadaşıma veririm şimdi'' dedi.
Ne güzel değil mi?:)





Arhan çok dikkatle ve özenle yaptı çalışmasını.

27 Eylül 2009 Pazar

BEDEN EĞİTİMİ DERSİNDEYİZ

Branş derslerine beden eğitimi dersiyle devam ettik. Bu dersi Beden Eğitimi Öğretmenimiz Aslı Hanım'dan alıyoruz.





MİKROBUN ÖYKÜSÜ

Balonlarla yarım daire şeklinde oturduk ve kitap köşesinden ''Mikrobun Öyküsü''adlı hikayeyi seçtim. Tam okumaya başlayacaktım ki Yusuf hikayeyi kendisi okumak istedi.Bende kitabı ve yerimi O'na verdim, hikayeyi açtı ve başladı okumaya.
Nasıl mı?
Yusuf, sınıfımın özel çocuğu. İlgi duyduğu şeyler yaşıtlarının üzerinde.Örneğin okuma yazmayı, çok iyi bilgisayar kullanmayı, sayıları çok seviyor.Fakat çevresiyle daha ilgili olabilmek adına yaşıtlarından yani benim diğer balonlarımdan destek alması, onlarla bolca vakit geçirmesi gerekiyor.Kısacası daha sosyal olabilmek için bizlerle.Balonlarımla Yusuf'un durumunu konuştuk, Yusuf'a yardımcı olacaklarına söz verdiler.








HİÇ BÖYLE GÜZEL AĞLAYAN BİR ÇOCUK GÖRDÜNÜZ MÜ?:)

Daha öncede belirttiğim gibi , Eren'in annesinden ayrılması biraz güç oldu. Ama aramızda anlaştık, Pazartesi günü ağlamayacak, söz verdi.

BİLGİSAYAR DERSİNDEYİZ

Okulun 2. günü ve çocuklarım ders programına uygun olarak branş derslerine başladı bile. Sınıfımız ilk günden düzene girdi, ağlayan öğrencim (Eren'i saymazsak) yok.





























Berrenur'u süsledim.


















Yiğit ile tanışmışmıydınız?

Dişlerimiz nasıl olmuş, parlıyor mu?
Dikkat edin gözleriniz kamaşabilir:)